23 Eylül 2017 Cumartesi

Halide Edib’in Profesör Arnold Toynbee’ye Yazdığı Bir Mektup


Aziz Prof. Toynbee,

Nazik mektubunuz ikimizi de çok sevindirdi ve nazik sözleriniz Adnan’ı tarifsiz derecede memnun etti. Bu dünyada bir daha karşılaşsak da karşılaşmasak da, Türki­ye’ye yaptığınız ziyaretin hatırasını ikimiz de saklayacağız. Adnan tamamiyle iyileş­me yolunda, evin içinde dolaşıyor ve mutad üzre yatakta makalelerini -pek acı olan­larını da- yazıyor.

Kış beklenmedik derece sert geçmekte ve hâlâ çoğu zaman kar yağıyor veya serpiştiriyor. Ben hariç, herkes bir çeşit tatsız soğuk algınlığından yattı.

Olivier’in Hamlet’i* Türkiye’deki son heyecan; arka sokaklar dahil, herkes filmi görmeğe koştu, hattâ, bir yıldan beri bu tür temâşâlara gitmeyen ben bile.

Olivier’i görme ve Unesco’ya mensup ve dışındaki entellektüel ve yazarlarla karşı­laşma, son yıllarda kendi halkımızın da yakalandığım sandığım ruh katılığının yerini, bir nevi garip bir şekilde, ruh ile ilgili musallat fikirlere bıraktığı hissini insanda uyan­dırıyor. Son on yılda basılan ciddi tür kitapların çoğu da aym intibaı veriyor. Garip­tir ki, ben kendim de, çok yıllar önce Avrupa ve Amerika’da henüz görülmediği sırada, bu tür musallat bir ruh fikrini yaşamıştım. Dünyanın yegâne ihtiyacı sürat veya iyi vakit geçirme gibi görünüyordu. 1935 te büyük ablam ölürken, ülkeme yap­tığım kısa ziyaretten sonra beni “Maske ve Ruh”u** (İngilizce olarak) yazmağa sevk eden buydu. Bu günlerde İngilizcesini yeni baştan okudum ve size metnini gönde­riyorum. 1935 te nâşirimin fikri, bunun İngiliz okuyucusunu cezbedecek cinsten olmadığıydı. Bana söylediğine göre, gerek Ruslar gerek Almanlar, kitabı almağa pek hevesliydiler, fakat Onu ideolojik bir propagandaya çevireceklerini bildiğimden reddettim. 1940 ta, Türkiye’ye dönüşümden sonra pek çok değişikliğe uğramış Türkçe tercümesi, haftalık Yedigün’de tefrika edildi ve 1943 te de kitap olarak çıktı.

Şu sırada, böyle bir piyes için psikolojik atmosferin hazır olduğunu hissedi­yorum. Bu sebeple kitabı okumanızı, ve bana bu mesele hakkmdâki fikrinizi bildir­menizi rica edebilir miyim ? Bana öyle geİdi ki, Nasreddin Hoca veya Shakespeare rolünde Olivier Laurence’m oynamasıyla eser İngiltere’de bilhassa Amerika’da bü­yük başarı sağlayacaktır.

Size göndereceğim nüshayı daktilo ederken, Cemiyet-i Akvam’m toplandıkları Cennet sahnesine birkaç cümle ekledim. Hitler’in Hortlağı ve Atom Bomba’sının eklenmesi gerektiğini düşündüm.

Benim filmim*** Mart’ta piyasaya çıkacak. Küçük ev nihayet tamamlandı, in­şallah Haziran’da oraya geçeceğiz.

Sizden çok şey istemediğimi umarım, fakat eğer kitabı gözden geçirmek sizi oyalarsa, lütfen beğenmeseniz de, bana fikrinizi bildirmemezlik etmeyin. Bir İngi­liz’in (bilhassa sizin kültürünüzde birinin) görüşü, bu eseri nâşkime bir kere daha gönderme teşebbüsünde bulunma veya İngilizce tercümeyi bütün bütün bir kenara bırakma hususunda alacağım kararda çok faydalı olacaktır.

İkimizden ikinize sevgiler ve mesut bir 1949 için en iyi dilekler.

Saygılarımla,

Halide Edib


Antalya Ap. Koca Ragıp Sokak Laleli, Istanbul Şubat 20,1949

Not. Türkçe versiyonun kapağında görülen hayvan ruhlarının toplandığı Akşehir’ deki Nasreddin Hoca’nm türbesi genç bir sanatkârın fikridir, bunu beğendiğimden onu da gönderiyorum.

Not. Daktilo etmeği bitiremedim ve başka birine yaptırmak zorunda kaldım. Böy- lece mektup bir aydan fazla masamın üzerinde bekledi. Dr. Adnan iki gün önce An­kara’ya hareket etti ve tekrar kendisini parlamento hayatının anaforuna attı.

Filim gösterildi ve başka hiç bir filmin görmediği bir başarı kazandı. Avrupa filimlerinin mükemmeliyetinden çok uzak olmakİa beraber, bütün Adapazarı halkı filimde oynadı ve filim yirmi beş yıl önce geçirdiğimiz mücadele hayatını çok gerçek­çi olarak aksettirmekte. Müzikal bölümler bilhassa iyi.

H.E.





* Laurence Olivier’in 1948 de çevirdiği Hamlet filmiİstanbul’da Ocak 1949 da oyna­mıştır. Vatan, nr. 2735, 4 Ocak 1949 daki ilk ilân fasılalarla tekrarlanır. Filim hakkmdaki bir yazı için bk. “Laurence Olivier’in yeni şaheseri Hamlet”, Vatan, nr. 2740, 9 Ocak 1949.'
** “Maske ve Ruh”, “Maskeli Ruhlar” adı ile Yedigün’de 1937 de yayımlanmıştır (nr. 240-266, 13 Birinci Teşrin 1937 - 12 Nisan 1938. Kitap olarak “Maske ve Ruh” adıyla 1945 te basılır. Remzi Kitabevi, İstanbul 96 s. Bir kısmının 1936 da Hindistan’daki bir süreli-yaymda tefrika edildiğine dair bazı kayıtlar olan bu eser, “Masks or Souls” adı ile İngiltere’de basılmıştır, George Ailen and Unwin Ltd. London 1953, 126 s. 
*** Bu filim “Vurun Kahpeye”dir. Erman Filim tarafından Ömer Lütfi Akad’m yönet­menliğinde, Selâhattin Küçük’ün senaryosundan yapılır. Sezer Sezin, Temel Karamahmut, Settar Körmükçü, Kemal Tanrıöver rolleri paylaşırlar (Nijat Özön, “Türk Sineması Kronolojisi” (1895-1966), Bilgi Yayınevi, Ankara Şubat 1968, s. 205). Filim gerçekten bir “hadise” olmuş, çok büyük ilanlarla halka duyurulmuştur : “Taksim Sinemasında Halide Edib-Adıvar’m Türk filmciliğine hediye ettiği millî destan Vurun Kahpeye, İstiklâl harbinin karanlık günlerinde fedâkâr bir muâllimenin ha­zin akıbetini gösteren millî bir facianın romanı Ateşten Gömlek’ten yirmi beş Sene sonra ilk defa olarak yeni bir mevzu, yeni bir sinema anlayışı, binlercefigüranlaçevrilenbir eser”, Vatan, nr. 2796, 6 Mart 1949. Eserin Taksim Sinemasında ikinci hafta oynaya­cağı ve “pek yakında Ankara, Adapazarı ve Adanâ’daki sinemalarda da gösterileceği ilân edilmiştir (Vatan, nr. 2801, İh Mart 1949). Ayrıca bk. “Bizde Sanat Hareketleri : Vurun Kahpeye”, Şadırvan,'nr. 1, 1 Nişan 1949. 
Son not farklı bir mürekkeple ilâve edilmiştir.

...

KAYNAK: İnci Enginün, Halide Edib’in Profesör Arnold Toynbee’ye Yazdığı Bir Mektup; İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi Cilt XXII, 1974-1976.

Makalede mektubun İngilizce orijinal metni ile kısa bir giriş yazısı da mevcuttur.